|
2-
HERŞEY O ZAMAN BAŞLADI...
1976 yılının ılık bir Ekim sabahı İstanbul Beyazıt'ta bulunan Esnaf Hastane- sinde
açmışım dünyaya gözlerimi. Benim ismimi koyarlarken annemle babam ne düşündü bilmiyorum ama, benim
düşüncem; hani bazı dönemlerde bazı isimler popüler olur, herkes çocuğuna aynı isimleri verir ya,
işte o zamanlarda da bizim sülalede, bir Er'le başlayan isimler furyasına bende katılmışım ve Ağabeyim
Ergün'den sonra bende ERDAL olmuşum.(Örneğin; Ergün, Ercan, Erdal, Erkan vs...)
Çocukluğumla ilgili en karanlık anılarımı akrabalarımın ve aile dostlarımızın bana hatırlatmaya çalışmaları
beni en çok eğlendiren olaylardan biridir. Benim 6 yaş öncesi zihinsel olarak hatırlamama imkan olmayan,
çok maceralı ve haylaz- lık dolu çocukluk yıllarımı, "Sen küçükken bizi bıçakla kovalamıştın, hatırlıyormu- sun ?..." ,
"Sen küçükken çırılçıplak bakkala kaçmıştın, hatırlıyormusun ?..." gibi daha birçok soruya karşı, her
defasında ufak bir tebessümle cevap versemde içten içe gülüyorum. Şunu buradan açıklayayım ki "Sayın akrabalarım
ve dostla- rım; Ben ne kadar zorlasamda ancak 6 yaşımdan sonrasını hatırlayabiliyorum".
O yaşlar benim akrobasi denemeleri yaptığım yıllardı. Kapı çerçevelerinin en üstüne ayaklarımla destek alarak
çıkmak ve yukarıda ellerimi bırakmak, Tepe- üstü ayaklarımı hiçbiyere koymadan kafam ve ellerimin üzerinde durmak,
o yıllardaki garip hobilerimdi. Beni o hareketleri yaparken görenler "Bu çocuk ileride ya sporcu olur ya
da sirkte çalışan bir şaklaban olur" diye düşündüklerin- den eminim. Merak etmeyin hiçbiri olmadım. Bir de o
yaşlarda (sene 1982) bilgi teknolojileri bu kadar gelişmeden önce bütün çocuklar asker, polis, doktor falan
olacağım derken,nerden gördüysem yada duyduysam Bilgisayar Mühendisi ola- cağım falan derdim. Herhalde o zamandan
kalma bu bilgisayar hastalığım.
|